KÖŞE YAZARLARI

BURDUR BEDELLİYİ KAYBETTİ ŞİMDİ ÜNİVERSİTEYİ Mİ?

BUR-YÖV, Belediye, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsasının girişimleri, Burdur Halkının ve Devletin katkıları ile bu güne gelen MAKÜ’müzden Burdur Halkının ve özellikle işyerlerinin büyük beklentisi var. 

Nedir bu beklenti? Üniversite işte kalkınmanın temeli olacak, kent sosyalleşecek, ay gelişecek, çağdaş bir yaşam seviyesinin dinamiği olacak, bilim insanları yetişecek, vs.vs. Üniversite-Sanayi-Halk işbirliği sağlanmalı diye düzenlenen çeşitli toplantılarda vurgulanır durur.

Son günlerde MAKÜ İstiklal Yerleşkesinde öğrenci yurdu yapımı, sinemalar, pastane, lokanta vb benzeri sosyal aktivitelerin yapımının planlandığını görmekteyiz. Elbette ki öğrenciler ve lisans eğitimi yapan akademisyenler için bu tip yerlere ihtiyaç mutlaka vardır. Ama bu planlama yapılırken üniversitenin kuruluşu aşamasında Burdur Halkının ve esnafının büyük gayret ve çabalar göstererek yapımı için Vakıf kurduğu Burdur’umuzda bu tip sosyal aktivitelerin şehir merkezi dışına kaydırılıyor olması işyerlerinin ve halkın tepkisini çekiyor.

Örneğin bu yurtların ilin değişik semtlerine dağıtılması, o semtte ekonomik ve sosyal bir canlık getirirken, ilde yaşanabilecek bir takım sorunların da önceden önlenmesine yardımcı olacaktır. Üniversite Belediyeden yer talep etmeli, Belediye de şehir gelişim planı doğrultusunda arsasını üretmelidir. Şehrine sahip çıkmalıdır. 

Bilim Şenliği düzenleniyor halktan ve sanayiciden uzakta yapılıyor.Sanki yasak savar gibi. Hani iç içe olmalıydık? Etkinlik öncesi görüş alışverişi, duyuru ve işbirliği yok. 

Öğrenciler ise toplu taşıma araçlarının taşıma ücretinin pahalılığı ve yetersizliğinden şikayetçidir. Bu sorun üniversite yönetiminin şehre ulaşımı sağlamak için kendi servislerini oluşturması ile de çözebilir. Onun için Özel halk toplu taşıyıcıları da fiyat talebinde bulunurken bu seçeneği dikkate almalıdır. İlde sorunları bilmeyen ya da göz ardı eden bir yönetim anlayışı veya bir koordinasyon eksikliği vardır. 

Kent kart uygulamasına getirilecek bir esnek uygulama ile hem yolcuları, hem de taşıyıcıları memnun edecek bir yöntem bulunabilir. Araca binen yolculardan biniş saatinden itibaren 2 saat içerisinde yapacak olduğu bindi-indilerden ücret alınmama uygulaması. Bu uygulama ile İstiklal Yerleşkesinden binen bir öğrenci şehirde işi varsa, alış-veriş yapacaksa işini görmesine, şehir merkezindeki ticarete katkı sağlamasına ve sonrasında da kalacağı yurda veya evine ek mali külfet getirmeden ulaşmasına olanak sağlayacaktır. Öğrenci dersi sona erdikten sonra direk yurda gitmek zorunda kalmayacaktır. 1-2 saat şehir merkezinde vakit geçirecek ve ilin ekonomisine katkı sağlayacaktır. Bu konudaki uygulamalar bazı illerimizde bulunmaktadır. Ayrıca kişilere sağlanacak bu kolaylık toplu taşımaya olan ilgiyi de artıracak ve taşıyıcılık sektörü de sürümden kazanacaktır. 

Bedelli askerlik uygulamasının kaldırılması ile ticari hayatın her geçen gün kan kaybettiği ilimizde,  Tıp Fakültesi yapım sözü veren Hayırsever İşadamı Ercan Akın’ın isteğinin yerine getirilmesi için daha ne bekleniyor bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Vali, Milletvekilleri, Belediye, Rektör ve Sivil Toplum Örgütleri derhal harekete geçmelilerdir. Önümüzde Süleyman Demirel Üniversitesi örneği var. SDÜ. Tıp Fakültesi ve Dişhekimliği’nin yarısını Burdur halkı dolduruyor. Ayrıca Afyon, Dinar, Sandıklı, Keçiborlu, Senirkent, Denizli, Muğla gibi illerden de hastalar ve hasta yakınları hem tedavi amaçlı hem de ziyaret amaçlı geldikleri kente ekonomik anlamda çok büyük katkılar bırakıp gidiyorlar. MAKÜ’de yer sorunu da yok. Bölge hastanesi bile kurulabilir. En az 5-6 bin istihdam demek. Efendim öğretim kadrosu sorun olabilir diyenlere de bir çift söz ‘Göç Yolda Düzülür’. Örnek mi işte Isparta. Devlet  hastanesinin haricinde ayrıca komşumuzda 4 özel hastane var. 

Halk ve İşyeri sahipleri bu konuda ilgililerden hem de acil destek beklemektedirler. Bedelliyi yitirdik ama Üniversiteyi hep birlikte kazanalım.

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR