bayan escort istanbulümraniye escortistanbul escort kızlarşirinevler escort bayanhalkalı escortbeylikdüzü escortavcılar escortşişli escortkagithane escortkadıköy escortistanbul türbanlı escort bayanbaşakşehir escortescort bayanescort bayanlaristanbul escort ajanspendik merkez escortsoğanlı escort bayan escort istanbulümraniye escortistanbul escort kızlarşirinevler escort bayanhalkalı escortbeylikdüzü escortavcılar escortşişli escortkagithane escortkadıköy escortistanbul türbanlı escort bayanbaşakşehir escortescort bayanescort bayanlaristanbul escort ajanspendik merkez escortsoğanlı escort
02 Mayıs 2021 Pazar 22:22 GÜNDEM

BURDUR GÖLÜ'NDEN YILDA 2 BİN TON ZARARLI TOZ ETRAFA SAÇILIYOR

Burdur Gölü'nden yılda 2 bin ton zararlı toz etrafa saçılıyor

Burdur Gölü'nden yılda 2 bin ton zararlı toz etrafa saçılıyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nden (MAKÜ) Prof. Dr. İskender Gülle, Burdur Gölü'nün çekilen alanlarından yılda 2 bin ton sağlığa zararlı tozun etrafa saçıldığını söyledi. Prof. Dr. Gülle, "Bu, 100 futbol sahasını 1 metre yüksekliğinde tozla doldurmaya yetecek bir miktardır" dedi.

Burdur MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İskender Gülle, önümüzdeki yıllarda ülke genelinde yaşanacak su stresinin ayak seslerinin şimdiden duyulmakta olduğunu, bu stresin Burdur’da kendisini ağır şekilde hissettirdiğini söyledi. Prof. Dr. İskender Gülle, bölgede yaşanan hidrolojik kuraklığın, aşırı su kullanımının sonucu olarak Burdur Gölü'nün önemli düzeyde su kaybettiğini ve yüzde 45 oranında küçüldüğünü belirterek, "Bir zamanlar Burdur’da bir slogan vardı, 'Göl yoksa Burdur da yok' diye. Çok söylendi bu slogan, ama artık unutuldu sanki. Oysa daha çok söylemeliydik ve asla unutmamalıydık" dedi.

'KIYILAR TOZ ÇÖLÜ HALİNE GELDİ'

Prof. Dr. Gülle, Burdur Gölü alanının 50 yıl içerisinde yaklaşık 100 kilometrekare küçülmesiyle gölün Bağlar, Çerçin, Askeriye, Gölbaşı, Senir, Kılıç, Ardıçlı, İlyas, Karakent, Kumluca, Yazır, Yazıköy, Hacılar, Kuruçay, Çendik Köyü gibi kıyılarında çok büyük toz ve tuz alanları ortaya çıktığını belirterek, "Özellikle gölün Isparta sınırları içerisindeki kıyıları tamamen kuruduğundan, bu alanlar adeta geniş bir toz çölü haline geldi. Gölün çekilen alanlarındaki toprağın tuzlu olması nedeniyle bitki gelişimi çok mümkün değil. Ayrıca bu alanlarda yoğun küçükbaş hayvan otlatılması nedeniyle toprak sürekli ezildi. Buraların sürülerek toprağın rüzgara karşı savunmasız hale gelmesinden dolayı kuvvetli rüzgarlarda çok yoğun toz fırtınaları oluşmaktadır" diye konuştu.

'YILDA 2 BİN TON TOZ ETRAFA SAÇILIYOR'

Çekilen göl yatağından yılda yaklaşık 2 bin ton tozun havalanarak etrafa saçıldığını belirten Prof. Dr. Gülle, şöyle konuştu:

"Bu miktar kabaca 100 futbol sahasını 1 metre yüksekliğinde tozla doldurmaya yetecektir. Gölün çekilmesi sonucunda göl tabanında birikmiş olan ve şimdi tozla havalanan çeşitli toksik metaller, pestisit kalıntıları, mikroplastikler ve tuzlar ile ağırlıklı olarak silt ve kilden oluşan bu karışım, öncelikle en yakın yerleşim merkezlerini tehdit etmektedir. Özellikle kuzey-güney yönlü rüzgarların etkisiyle buradan kalkan binlerce ton toz, başta en yakın yerleşimler olan Burdur, Senir, Kılıç ve Keçiborlu yerleşimlerini kuvvetli şekilde etkilemektedir. Aral Gölü (Orta Asya), Urmia Gölü (İran), Çad Gölü (Afrika), Owens Gölü (ABD) gibi dünyada kuruyan göl örnekleri üzerinden düşündüğümüzde, yaşanacak ekolojik ve ekonomik sıkıntılara ilave olarak, tozun tetiklediği sağlık sorunlarında artışlar olabilecektir. Özellikle 'PM2.5' olarak bilinen en ince tozun sağlık üzerine birçok çok olumsuz etkisi bulunmaktadır."

'DAHA ÇOK SU HARCAYACAĞIZ'

Çevreye yayılan tuz ve tozun, ağaç, sebze ve diğer bitkilerin gelişimini de olumsuz yönde etkileyebileceğini aktaran Prof. Dr. Gülle, "Evlerimiz, arabalarımız, çamaşırlarımız, saçımız başımız daha çok kirlenecek ve sonuçta temizlik için daha çok masraf edeceğiz, yani daha çok su harcayacağız. Suyumuz ise zaten oldukça kısıtlı durumda. Yaşam kalitesi düşeceğinden şehirden göçlerde yaşanabilecek artışlar, Burdur ekonomisini de olumsuz yönde etkileyebilecektir" diye konuştu.

'GÖL KIYISINDA HAYVAN OTLATMA YASAKLANMALI'

Bir yerde toz varsa ondan kısa vadede kurtulmanın mümkün olmadığını kaydeden Prof. Dr. İskender Gülle, şöyle devam etti:

"Zira toz dünyadaki en küçük ve en sinsi şey olup, ondan ne kadar korunmaya çalışsak da mutlak suretle her yere nüfuz etmesi kaçınılmazdır. Dünyadaki diğer toz vakalarından öğrendiklerimiz ışığında konuya baktığımızda, tozla etkin mücadelenin sadece ekolojik yöntemlerle mümkün olduğunu görmekteyiz. Kısa vadede alınacak önlemler, göl kıyısında hayvan otlatmanın sınırlandırılması veya yasaklanması gerekir. Zira hayvanların zemine uyguladığı başınç toprak kabuğunu kırmakta ve bitki gelişimini zorlaştırmaktadır. Orta vadede ise çekilen ve toz üreten kıyı alanlarının tuza dayanıklı örtücü bitkiler ile rehabilite edilmesi. Ayrıca kısa vadede bitki gelişiminin mümkün olmayacağı daha tuzlu alanlarda, bitkilerin dışında, fiziksel örtücülerin ve rüzgar perdelerinin de kullanılması mümkündür. Sonuç olarak, Burdur Gölü kıyılarında toz oluşumu sorununun, göl yönetim planı kapsamında yapılacak geniş ölçekli bilimsel rehabilitasyon projeleri ile çözülmesi gerekmektedir. Özellikle çekilen alanların yerel bitki türlerinden olan kapari ile donatılması şimdilik en akılcı yaklaşım olarak görülmelidir."

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

DogrucuDavud

03 Mayıs 2021 Pazartesi 01:03

Burdurluların çok da umurunda. Köyümsü bir şehirden ne bekliyorsunuz ki? 10 yıl önce ne ise şimde de şehir aynı. Ha, Yeni Otogar denen yer ve bir kaç tane dandik park hariç tabiki. Herhalde Burdur'daki en büyük gelişme, ha kuruyacak ha kurudu derken gölün yok olup gitmesi olacaktır. Hayırlı Cumalar.

DİĞER HABERLER